Ana Sayfa RÖPORTAJLAR Röportaj: Hollanda’da Doktora Yapmak ve Yaşamak Üzerine

Röportaj: Hollanda’da Doktora Yapmak ve Yaşamak Üzerine

2218
Nijmegen'de çekilmiş fotoğrafını at dediğimde gelen kare :D

Umut, geçen sene Hollanda’da doktora yapmak üzere yola çıktı. Siz kendini mütevazı bir şekilde anlattığına bakmayın; baya baya bir bilim insanı kendisi 🙂 Nijmegen, Hollanda’yı biraz ondan dinleyelim!

1-Umut selam, bize biraz kendinden bahsedebilir misin?

Istanbulda doğup büyümüş sıradan bir Türk vatandaşıyım. Fizikçiyim, aslında olmaya çalışıyorum henüz. Çocukluktan beri hayalim olan şeylerin peşinde koşuyorum yani. İTÜ Fizik mezunuyum. Yüksek lisansımı da orada yaptım. Geçen sene Mart ayında da doktora için Hollanda’nın Nijmegen şehrine taşındım. Deneysel katı hal fiziği çalışıyorum.

2-Evrak işi dediğimiz oturum izinleri ve diğer süreçler Hollanda ile nasıl işliyor, zorlu bir süreç mi?

Eğer buraya çalışan olarak gelecekseniz (ki ben öyleydim) herşey çok basit. İşvereninizin sizin adınıza başvuru yapması gerekiyor. Bana birkaç form gönderdiler ve bu formları doldurup geri gönderdim. Bir de işte klasik pasaport fotokopisi vs gibi basit evraklar isteniyor. Çalışma izniyle ilgili her şeyi işverenim halletmişti diyebilirim. Size konsolosluktan size haber geliyor ve gidip pasaportunuzu teslim ediyorsunuz. Konsolosluktaki işlemler 1-2 hafta sürüyor.Pasaportunuza D-tipi vize vuruyorlar yani tek girişlik oturum vizesi bu. Buraya o vizeyle giriş yapıyorsunuz. Geldikten sonra da göçmen bürosundan randevu alıp gidiyosunuz, size oturum kartınızı veriyolar. Yani siz gelmeden her şey burda hazır sizi bekliyor oluyor. Genel olarak turistik vize başvurusundan çok daha az evrak işi vardı diyebilirim.

Grote Markt
3-Doktorada Nijmegen’ı seçmende özel bir motivasyonun var mıydı?

Doktora için ülke/şehir seçmedim. Kendi kariyeriniz için en uygun işi seçmeye çalışıyorsunuz doğal olarak. Burası küçük bir şehir ama çalıştığım araştırma grubu benim hedeflerime uygun işler yapıyordu. O sebeple aslında işimi seçtim, ülkemi değil. Ama genel olarak Avrupa’da kalmak istediğimden buralarda iş baktım diyebilirim.

4-Nijmegen’de günlerin nasıl geçiyor? Konser/festival, kültür, sanat gibi konularda yeterli bir şehir mi?

Gezip gördüğüm/duyduğum kadarıyla Avrupa’daki her şehir hemen hemen kültürel etkinlikler açısından çok zengin. Özel olarak Nijmegen’i kıyaslayamam ama bence sıradan bir insan için-yani özel olarak kültür/sanat sizin işiniz değilse-gayet yeterli düzeyde.

Hollanda’nın en büyük açık hava konser alanlarından (goffertpark) biri Nijmegen’de. O sebeple her yaz çok büyük isimleri Nijmegen’de görme şansım oluyor. Mesela geçen yaz Guns N’ Roses ve Eminem konserlerine gitmiştim. Komşu şehirde (Arnhem) Justin Timberlake vardı geçen ay. Bunların haricinde civar şehirlerde birkaç büyük festival var her sene düzenlenen birçok ismi bir arada görebileceğiniz. Zaten Amsterdam’dan bahsetmeme gerek yok, muhtemelen her hafta sevdiğiniz bir müzisyenin konserini bulabilirsiniz. Hollanda küçük bir ülke, trenle bi ucundan bir ucuna maksimum 2 saatte gidersiniz. O sebeple sadece Nijmegen kapsamlı bakmamak lazım.

Yer yer çeşitli film festivalleri oluyor. Bunun yanında Nijmegen’de büyük bir de opera salonu var klasik müzik bale ve opera sevenler için (Concertgebouw De Vereeniging, artık opera salonu mu denir ne denir bilemedim :D).

Müzik haricinde sanatın diğer dallarıyla pek ilgili olmadığımdan çok yorum yapamam ama, dediğim gibi Amsterdam’a gitmek 1buçuk saat sürüyor. Prensipte İstanbul içinde evinizden kalkıp bi galeriye gitmek 1buçuk saatten çok daha fazla sürer biliyorsunuz.

Evinin sokağı
5-Hollanda’da doktora ve yüksek lisans olanakları nasıl, ABD’deki gibi çalışan statüsüne alınıyor musun?

Benim bildiğim kadarıyla ABD’de çalışan statüsünde olmuyorsunuz, doktora orada hala öğrenci statüsünde. Burada ise tam tersi, öğrenci değil üniversite çalışanısınız. Doktoraya başlayınca üniversite sizi işe alıyor, araştırmacı olarak. Dolayısıyla sizin tek göreviniz doktora araştırmanızı yapmak. Bunun haricinde bir de kontratınızda belirli fakülte görevleri olabiliyor. Bunlar üniversiteden üniversiteye değişiyor. Mesela benim çalışma saatlerimin %10’unu ayırmam gereken yükümlülükler var. Bu yükümlülük ders vermek yada master/lisans öğrencilerinin tez çalışmalarında supervisor olmak. Buna da supervisor’ınız karar veriyor, tamamen rastgele bir görev atanmıyor üstünüze. Genel olarak maddi/sosyal statü açısından sıkıntınızın olmadığı sadece kendi araştırmanıza odaklanabileceğiniz bir çalışma ortamı sağlıyor Hollanda.
Yüksek lisans hakkında fazla bilgim yok. Tek bildiğim burda yüksek lisans yapmanın ücretli olduğu.

6-Hiç Flemenkçe öğrenmeye çalıştın mı, bu dili bilmek şart mı sence Hollanda’da daha kaliteli yaşamak için?

Hali hazırda öğrenmeye devam ediyorum, ama tamamen kendi isteğim olduğu için. Yoksa sadece İngilizce bilerek burada yüzyıllarca yaşayabilirsiniz. Dili öğrenmek çok zor değil ama asıl zor olan pratik yapabilmek. Çünkü burda insanlar sizin Hollandacayı akıcı konuşamadığınızı farkederlerse genelde direk İngilizce’ye dönüyorlar sormadan. İki senedir burada yaşıyorum, şu ana kadar İngilizcesi iyi olmayan sadece 1 kişiyle karşılaştım. O da derdini anlatabildi yani, bilmemekten kastım o.

7-Hollandalıları biraz tarif eder misin? Buraya geldikten sonra ne demeye buraya geldim dediğin bir durum yaşadın mı?

Hiç o tarz bi durum yaşamadım. Hollandalılar genel olarak yabancılara karşı çok olumlu bi tutum sergiliyorlar. Sizi fazlalık olarak değil aksine ülkelerine hizmet eden biri olarak görüyorlar. Yani size değer veriyorlar. Zaten buradaki herkes multi-cultural hayata çok alışık. Hatta devletin bile bu konuda kolaylıkları/yardımı çok fazla. Maaşınıza ek olarak her ay ekstra ödeme yapılıyor. Yani burada doktora yapan bir Hollandalı’dan daha çok kazanıyorsunuz.

Özgürlük demişken, Waal Köprüsü, Nijmegen

Onun haricinde Hollandalıları tarif etmek istersem şu anahtar kelimeleri kullanırım; uzun :D, sarı, güleryüzlü/mutlu. Bir de herkes selamlaşıyor ve şen-şakrak. Yavaş ama efektifler. Bir işi 3 ay tartışıp/tasarlayıp 3 günde bitiriyorlar ama 300 yıl bozulmuyor o iş. Sebze aşığı hatta bence sebze fetişi, ha bir de bisiklet. Özellikle belirtmek istediğim bir nokta da Hollandalılar çok özgürlükçü. Bunu sadece uyuşturucu kullanımının serbest olması için demiyorum. Burda biraz vakit geçirince anlıyorsunuz aslında her alanda çok özgürlükçüler.

Hep iyi yanlarından bahsetmek olmaz, kötü yönleri de var. Hollanda mutfağı çok kötü. Yani lezzet olarak kötü olmasının haricinde çok çeşit yemek de yok. Bir Hollandalı’ya say desen 5’ten fazla özgün yemek sayabileceğini sanmıyorum. Bir de bu sebze fetişleri dolasıyla her yemekte hemen hemen her sebze var. Pesto soslu makarnanın üstüne ek olarak patlıcan mısır havuç vs koyan bir memleket. Onlar için yemek yapmak dolaptaki herşeyi tencereye koyup pişirmek, artık elinize ne gelirse!

8-Hollanda ’ya kalıcı olarak yerleşmeyi düşünüyor musun yoksa post doc için başka ülkede yaşamak, oradaki hayatı deneyimlemek ister misin?

Açıkçası Hollanda’da ölene kadar yaşarım. Bence yaşamak için çok müthiş bir ülke. Lakin kariyerim gereği doktoradan sonra başka yerlere gitmek istiyorum/gitmem gerekiyor. Ama ileride yaş biraz kemale erince tekrar buraya dönmek ister miyim; evet!

Hem kalmak için, hem de cafesi için en iyi adreslerden biri
9-Nijmegen için favori restaurantların, cafelerin, yaşam alanların nereler? Buraya seyahat edecek birine neyi yapmasını/yapmamasını tavsiye edersin?

Wally’s e gidip hamburger yemeniz şart. Rastgele herhangi bir cafeye gidip çok lezzetli pastalar/turtalar yemeniz mümkün. Ben daha kötü turtayla karşılaşmadım. Marketten herhangi marka bi süt alıp için. Hepsi müthiş.
Hava güzel olduğunda civardaki en yakın yeşil alana gidin. Güneşli hava çok olağan birşey olmadığından güneşin hiçbir dakikasını kaçırmıyorlar. Yazın bütün şehir sokakta yaşıyor resmen. Ve tabi ki bira 🙂 Herhangi bir barda bira menüsü sayfalarca uzun. Lokal biralar deneyin derim. Özellikle IPA tarzını çok iyi yapıyorlar. Zamanınız olursa civardaki brewery’leri ziyaret edin.

en sevdiğim şehir: Amsterdam, ama merkezden uzak olan kısmı. Yoksa merkez turist çöplüğü maalesef.
en unutamadığım tatil: 4 yada 5 sene önce Berlin’de unutamadığım zamanlarım olmuştu.
favori ülkem: Hollanda

 

Siz de yurtdışında yaşıyor ve röportaj yapmak istiyorsanız yerimdeduramiyorum@gmail.com adresime mail atın 🙂 

Sosyal ağlarda da seyahatlerimi takipte kalın:

https://www.instagram.com/yerimdeduramiyorum/

https://www.facebook.com/yerimdeduramiyorumblog/ 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.