Ana Sayfa SEYAHATLER KONUK YAZARLAR Doğa Yürüyüşü ve Kamp Rehberi-Ekipmanlar

Doğa Yürüyüşü ve Kamp Rehberi-Ekipmanlar

575

Backcountry trek ve kamp serisinin ilk yazısında bu yürüyüş ve kamp türünün ne anlama geldiğinden bahsetmiştim. Eğer bu yürüyüş ve kamp türünü yapmak aklınıza yattıysa ve nasıl bir hazırlık yapmanız gerektiğinden emin değilseniz doğru yazısıdasınız demektir 🙂

Eğer rotanız ve gideceğiniz mevsim belirlendiyse bundan sonra hazırlık aşamasına geçebilirsiniz. Her mevsimin gerektirdiği ekipman farklı olacaktır fakat mevsimden bağımsız değişmeyen birçok ekipman var. Ne zaman yola çıkarsanız çıkın su geçirmez ve koruyucu kılıfı olan 40-70 litre hacimli bir sırt çantasına, su geçirmez veya koruyucu muşambalı bir çadıra, su geçirmez yürüyüş botlarına ve hızlı kuruyan kıyafet ve çoraplara ihtiyacınız olacak.

Likya Yolu, ülkemizde backcountry trek için en bilinen rotalardan biri

Sırt çantası seçmek en mühim mesele

Sırt çantanızı satın almaya gittiğinizde satış temsilcisine mutlaka denemek istediğinizi söyleyin. Mağazadaki kamp ekipmanlarını çantanıza güzelce doldurup denemenizi öneririm Bu doldurma aşamasında çantanın bölümlerini keşfetmeye çalışın. Çanta kullanışlı mı, cepler iyi dizayn edilmiş mi, ipler, fermuarlar ne işe yarıyor, bunları onca para ödeyip eve getirdikten sonra değil mağazada keşfedin. Çantayı yarın yola çıkacakmışsınız gibi ayarlayın, deneyin ve bol bol yürüyün. Bazı çantalar hacimli olmasına rağmen iyi dizayn edilmemiş olabiliyorlar.  Bütün malzemelerin çantanın ana bölümüne tıkıştırıldığı çantalar, kullanışlı çantalar değiller. Bazen yolda yürürken çantanızdan bir şey almanız, bir şey koymanız gerektiğinde, çantanızı açmak zorunda kalmayın. Yalnızca belirli cepleri açıp gereken şeyi alabilmelisiniz.

Çantanızı denediniz, artık o çantanın size uygun çanta olduğundan eminsiniz ve eve geldiniz. Hiç kullanmadığınız bir çantayla K2’ya, Everest’e filan gitmeyin. Öyle bir planınız varsa zaten daha önce defalarca backcountry trek yapmışsınızdır, eski çantanızla gidin. Yeni çantanızı önce daha basit treklerde denemenizi öneririm ki gerçekten düşündüğünüz gibi rahat mısınız görebilesiniz.

Robson Dağı milli parkı, Kanada. Ne kadar düzgün yerleştirirsek yerleştirelim yol boyunca o çanta bu hale gelecektir

Öyleyse ikinci aşamaya geçelim. Kamp çantasına ne koymalı?

Kıyafetler:

Yürüyüşlere çıktığım ilk zamanlarda kendim de dahil olmak üzere hemen bütün amatörlerde iki tip hata görüyordum:

1) Çok fazla kıyafet götürme,

2)Az kıyafet götürme.

Genelde ilk yürüyüşlerde herkes çok fazla eşya tıkıştırma eğilimde oluyor çünkü her şey gerekli görünüyor. İkincisinde de, birincisinden giyilmemiş bir sürü kıyafetle dönülünce, bu sefer de çok az kıyafet götürüp, gece yatılan şeyle sabah yürünmek zorunda kalınıyor. Bu konuda en iyi taktik yürürken giyilecek ve terden ıslanacak kıyafetlerle, kamp alanına gelindikten sonra giyilecek ve her daim kuru kalacak kıyafetler şeklinde iki set halinde kıyafetlerin hazırlanması. Eğer kıyafetleri bu şekilde hazırlayıp, kamp alanında terli kıyafetleri hemen çıkarıp ve asıp kuru kıyafetleri giyerseniz her gün için bir kıyafet koymanıza gerek olmaz. Yanınıza bol bol, hemen hemen her güne bir tane düşecek şekilde içlik koyarsanız ve bu içlikler sıfır kol yerine yarım kollu olursa, teriniz içlikte kalır ve üstüne giydiğiniz kazak türü kıyafetler geç kokar.

Eğer yürüyeceğiniz parkur, havanın gündüzleri de geceleri de sıcak veya serin olduğu bir yerdeyse, zaten kıyafetler hafif olacağından gün sayınız azsa her gün için bir tişört, gün sayınız fazlaysa da iki üç günde bir bir tişört şeklinde düşünerek hazırlık yapabilirsiniz. Yazın yapılacak trek ve kamplarda içliğe pek de ihtiyacınız olmayacak. Fakat gündüzleri sıcak geceleri soğuk olacaksa, gece muhtemelen polar gibi daha kalın bir şeye ihtiyacınız olacak ve bu yer kaplayacak. Dolayısıyla gün sayısı ne olursa olsun bir tane almanız yeterli olacaktır.

Eğer yürüdüğünüz parkur gündüzleri soğuk, geceleri daha da soğuk oluyorsa, gündüz ve gece için birer kazak ve gün sayısı kadar içlik (hem üst hem alt) götürmeniz faydalı olacaktır.

Pantolon, şort veya taytlar konusunda oldukça cimri davranın. Bütün seyahat boyunca gece aynı taytla yatıp, sabah aynı pantolonu veya şortu giyebilirsiniz. İki günde bir değiştirilmek üzere birer çorap ve bolca da iç çamaşırı doldurabilirsiniz çantanın boş kalan yerlerine.

15-20 derecenin altındaki ve olası yağışlı hava şartlarında yürünecekse mutlaka bir polar hırka, mont, yağmurluk ve yağmur pantolonu götürülmeli. 20 derecenin üstündeki yürüyüşlerde şapka, bandana ve isteğe bağlı olarak güneş gözlüğü götürülebilir. Hava şartı ne olursa olsun kamp alanına vardığınızda ayakkabılarınızı ve üstünüzü başınızı hemen çıkaracağınız için yanınızda mutlaka terlik veya sandalet olmalı. Kamp alanında yürüyüş ayakkabınızla değil terliğinizle gezin.

çadır seçimi insanı vezir de eder rezil de 🙂

Çadır ve ekipmanları:

Yıllar boyunca trek ve kamp yapacağım, her mevsim ve şartta deneyeceğim diyorsanız paraya kıyıp kaliteli ve düşük sıcaklıklara dayanıklı bir çadır alabilirsiniz. Birkaç kez deneyeceğim ve hava sıfırın altındaysa kamp yapmam diyorsanız orta kalite fakat mutlaka kompakt ve hafif bir çadır alabilirsiniz. Elbette kurulumu sizi zorlamayan ve malzemeleri elinizde kalıp sizi ortada bırakmayacak kalitede bir ürün tercih etmelisiniz. Fakat çadır ne kadar kaliteli olursa olsun içerisini döşeyeceğiniz malzeme iyi değilse, milyarlık dahi olsa sizi rahat ettirmez. Rahat edebilmek için kendi kendine şişen ince matlar işinizi görecektir. Bu noktada konfordan ziyade matın kompaktlığı ve ağırlığı daha önemli.

Yastık konusunda da, benim ihtiyacım yok kazağımı koyar yatarım demeyin. Oldukça rahatsız şişme yastıkları değil, küçültülebilir yastıkları tercih edin.

Uyku tulumu konusunda da biraz kesenin ağzını açarsanız, gece hava sıcaklığı düştüğünde pişmanlık yaşamazsınız. Uyku tulumu konusunda yapılan en önemli yanlışlardan biri gidip çok düşük sıcaklıklara göre yapılmış tulumlardan almak. Uyku tulumu konusunda da en önemli kural kompakt olması. Sıcaklığın çok düşeceği yerlere gidecekseniz eğer, uyku tulumunu değil onun içine geçirebileceğiniz astarın düşük sıcaklıklara göre olanını alın. Mesela eğer -4’e göre yapılmış bir uyku tulumunuz varsa onun içine astar giyerek -10’a dayanıklı hale getirebilirsiniz. Böylelikle gece boyunca sıcaklık düştüğünde astarı giyip yükseldiğinde de çıkarabilirsiniz.

Rila Dağı Yedigöller (7 Lakes) bölgesinde konaklamanın hayli zevkli olduğu bir dağ evi ve ski merkezi. Her yerde çadır kurmak zorunda olmamak güzel

Yeme-içme ekipmanları:

Birkaç günden fazla çıkacağınız her yürüyüşte mutlaka yemek pişirmeniz gerekecek. Bunun için de kamp ocağına, kamp ocağı için yapılmış ufak su ısıtma tası veya ufak bir tencereye, yemeği yiyeceğiniz kaba, bardağa ve çatal bıçağa ihtiyacınız olacak. Bunların hepsini kamp malzemeleri satan dükkanlara bulabilir ve en kompakt ve bütçenize uygun olanı seçebilirsiniz.

Suyu alınmış, paketli kamp gıdaları hem yerden kazanmanızı sağlar, hem de gün içinde size gereken kalorinin büyük bir kısmını içerir. Kullanması da oldukça basittir. Ocağınızda yalnızca su ısıtıp, sıcak suyu paketin içine döküp belli bir süre beklerseniz, yemeğiniz hazır. Fakat mideniz bu tür gıdalara karşı hassassa ve pahalı olduklarını düşünürseniz, ufak da olsa bir tencere götüreceksiniz demektir. Bu da makarna veya hazır çorba yapabilmenizi sağlar. Eğer birkaç günlüğüne gidiyorsanız, tencere götürmenin ve makarna vs. yapmanın zararı yok ama bir hafta boyunca doğada kalacaksanız, hazır kamp gıdası kesinlikle yerden ve zamandan kazanmanıza sebep olur.

kamp gıdalarına örnekler, kaynak: http://50campfires.com/backpackers-pantry-dehydrated-camping-food/

Kahvaltı için peynir ekmek gibi klasik kahvaltıya ihtiyacınız olmayacak. En hafif ve besleyici kamp kahvaltılarından biri yulaf ezmesiyle yapılan yulaf lapasıdır. Yulaf lapası yapabilmeniz için size yalnızca bir su ısıtıcı kap ve yeteri kadar yulaf ezmesi lazım olacak. Sabah çay yapmak için ısıttığınız suyun bir miktarıyla yulaf lapası yapıp yiyebilirsiniz.

Yol boyunca yiyebilmek için de yanınızda mutlaka besleyici granola bar, kuru üzüm, incir ve kayısı ile kuru yemiş karışımları, kalorisi yüksek çikolatalı barlar ve muz bulunsun. Bisküvi, kraker vs. gibi şeyleri yük etmenize hiç gerek yok.

Kap kacağınızı yemek yedikten sonra yıkamak üzere ufak bir seyahat şişesine bir miktar bulaşık deterjanı koyabileceğiniz gibi ıslak mendillerle de işinizi görebilirsiniz.

Gelelim su konusuna; öncelikle Likya Yolu gibi her etabında çeşme veya su kaynağı bulunmayan bir yol yürüyorsanız yanınızda mutlaka su taşımanız gerekiyor. Fakat nehir veya göl gibi su kaynakları bulunan bir yol yürüyorsanız yanınıza su arıtma tableti götürmeniz gerekiyor. Bu tabletler suyu arıtıyor fakat tadını değiştiriyor. Ayrıca su kaynağından şişenize girebilecek küçük yosun parçalarına engel olamıyor. Bir haftadan uzun treklerde su arıtma pompasını tercih ederseniz daha kaliteli bir içme suyunuz olur, içiniz de rahat eder. Bu pompaların kompakt olanları kamp ürünleri satan dükkanlarda mevcut.

Tüm bunları çantama nasıl koyacağım?

Çantanızı nasıl yerleştirdiğiniz, içine ne koyduğunuz kadar önemli. Bu noktada da en önemli kural çantanın hemen her bölümünden ve cebinden yararlanmaya çalışmak, her şeyi ana bölmeye tıkmamak. Çanta hazırlanması konusunda pek çok güzel rehber mevcut ve bunlar genelde çadırı çantanın içine dik bir biçimde koymayı ve matı aşağıya koymayı öneriyorlar. Çadırınız tek kişilik ve yeterince kompaktsa o şekilde yerleştirilebilir, hatta kılıfından da çıkarılarak daha da küçültülebilir. Ama daha büyük boyutta bir çadırdan bahsediyorsak, çadır matın yerine konulmalı ve mat, çadır taşımayacak olan bir kişiye verilmeli.

Çantanın altındaki fermuarlı kısım genelde uyku tulumu için yapılmış oluyor. Uyku tulumunu ben o alt kısmını güzelce yerleştiriyorum ki çantayı yere koyduğumda tampon gibi kullanabileyim. Böylece çanta yere yumuşak bir iniş yapabilir. Ayrıca uyku tulumu aşağıya konulduğu takdirde üzerine gelen eşyalar onu daha da sıkıştırır ve az bir yer kaplamasını sağlar.

Uyku tulumunun üzerine astar ve kıyafetlerden oluşan yeni bir katman daha koyup onun da üstüne, çantanın ortasına gelecek şekilde daha ağır olduğunu düşündüğünüz yemek alet edevatını koyabilirsiniz. Bunların üzerinini de kıyafetlerle örttüğünüz takdirde çantanızın ana bölümü dolacaktır. Yanları da iç çamaşırı, çorap ve tuvalet kağıdı ile doldurabilirsiniz.

Eğer çadırınız çok ağırsa ve aşağı bağladıysanız, çantanın aşağı çekmemesi için ağır eşyaları daha da yukarı yaklaştırabilirsiniz. Çantanızın en üstünde yer alan fileli kısma yol boyunca ihtiyaç duyabileceğiniz gıda maddelerini ve çöp torbalarını koyabilirsiniz. Bir rulo tuvalet kağıdı da hayatınızı kolaylaştırabilir. Yine çakı, telefon gibi yol boyunca lazım olabilecek eşyalar ile fotoğraf makinenizi de buraya koyabilirsiniz. Çantanızın içi olduğu kadar dışını da nasıl kullandığınız önemli. Terlik, düdük, halat, yağmurluk gibi şeyleri çantanızın dışına iplerle tutturabilirsiniz. Tüm bunları hazırladıktan sonra çantanız dik bir şekilde durabiliyorsa, dengeli hazırlamışsınız demektir. Sonra sırtınıza takın ve vücudunuza göre ayarlayın.

*Bu yazı Deniz tarafından yazılmıştır.

Deniz’i instagram’da takip etmek için tıklayın.

Deniz’in harika fotoğraflarını çeken Jean Michel’in Flickr adresi de burada.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.