Ana Sayfa SEYAHATLER Lviv Gezi Rehberi: Kendizi Krallar Gibi Hissedeceğiniz Bir Şehir

Lviv Gezi Rehberi: Kendizi Krallar Gibi Hissedeceğiniz Bir Şehir

3036
Lviv caddeleri

Konu Lviv olunca inceden inceye giden kişinin arkasından dedikodu yapılır, o kişi mutlaka çekiştirilir. Sonra sevgilisi olan x, y kişilerinden ‘’Ben aeaaaslaaa sevgilimi Lviv’e yollamam’’ lafları ortada kol gezer. Malesef Lviv seks turizmiyle baya ünlenmiş bir şehir. Daha Google’a Lviv rehberi aramak için girdiğiniz anda otomatik olarak Lviv güzelleri diye tamamlanır o kelime. Üstelik Haziran 2017’de ülkeye pasaportsuz giriş başladığı için Türk erkekleri akın akın gidecektir buna eminim.

Biz söylentilere aldanmayalım, yerinde görelim bu Lviv neymiş dedik, sonuç olarak Lviv’i Ukrayna’nın en Avrupai, uygun fiyatlı ve yemekleri enfes  şehri olarak gezi listemize eklemiş olduk. Üstüne üstlük bu şehirde hemen merkeze AVM’ler dikelim mantığı yok. Hem sakince dolaşabileceğiniz, parklarda takılabileceğiniz, hem gece çıldırabileceğiniz bir şehir burası. Üstüne üstlük kendine has çok güzel yaşam alanları ve cafeleri var. Daha ne olsun?

Lviv rehberi değil de daha çok izlenimlerimle ilgili uzunca bir yazı yazmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz. Gezilecek yerler için de bu sayfada kalmalısınız 🙂

Lviv’e ne zaman gidilir? Lviv’de ne kadar kalınır?

Lviv gezmesi, yürümesi çok rahat bir şehir. Biz Cuma gidip Pazartesi döndük. Bence tam kıvamında bir tatil oldu. Yemeye, içmeye çok düşkün değilseniz Cuma-Pazar gibi bir programla görülecek tüm yerleri görüp 1-2 partiye bile katılabilirsiniz bonus olarak.

Lviv’e ne zaman gidilir konusunda da sadece Haziran ayını gördüğüm için birinci ağızdan yaşadıklarımı, diğer aylar için de genel olarak konuşulanları aktaracağım.

Lviv’de yaz ayları: Lviv’in garip bir şekilde değişken bir havası var. Sabah ceketle çıkıyorsunuz ama öğlen pastırma sıcağı yapabiliyor. Şaşırtıcı bir şekilde İstanbul’da hava bir türlü ısınmazken, bir iki gün deri ceketle dolaşmanın haricinde full tişört ve etekle dolaştık. Temmuz ve Ağustos gibi havanın Lviv’de daha da ısınacağı aşikar.

Lviv’de bahar: ilkbahar ve sonbahar olarak özellikle ayırmadım çünkü aynı değişken hava burada da kendini hissettirecek belli ki. Mart, Nisan yerine Mayıs’ı ilkbahar, Ekim, Kasım yerine de Eylül’ü sonbahar kabul edersek, baharda da gitmek bir seçenek olabilir.

Lviv’de kış: Lviv’e özel olmasa da Christmas ruhunu yaşamak için Aralık ayında seyahat edilebilir. Ama sonra bana vah dondum, ay çok üşüdümlerle gelmeyin. Çünkü kışın gerçekten buz gibi olabilir.

Lviv’i gezmeye başlamadan önce, hatta şehre de ulaşmadan önce para bozdurma meselesi var. Önerim havalimanında şehre ulaşımınızı sağlayacak kadar cüzi bir miktar bozdurup, merkezde harcayacağınız kadar bozdurmanız. Havalimanı inanılmaz kazıklamasa da bir derece kazıklıyor. Parayı da harcadıkça bozdurmak en iyisi. Zaten paralar oldukça yer kaplıyor, say say bitmiyor ki thug life video’ları gözünüzün önünden geçiyor. Fikir oluşturması açısından biz kişi başı 4 günde otel dahil 130 Euro harcadık.

Lviv’de Ulaşım

Lviv her şeyde olduğu gibi ulaşımda da oldukça uygun bir şehir. Havalimanı-şehir merkezi otobüs bileti 4 Grivna. Biz giderken kazıklanma korkusuyla otobüsü kullandık. Şansımıza bindiğimiz otobüs şehir merkezine giremedi çünkü taşıt trafiğine kapalıymış. Havalimanından 48 numaralı otobüsü ya da 9 numaralı troylebüsü tercih ederseniz merkeze ulaşabilirsiniz. Peki taksi, uber ucuz mu diye sorarsanız biz dönüş için 58 Grivna yani sadece 2 Euro ödedik. Taksicilerin Türkiye’de turist gören atmaca gibi olduklarını kabul edersek fiyatı net önünüze çıkaran Uber burada yarışmaya 5-0 önde başlıyor.

Lviv’deki apart otelimiz Z-one’un avlusu

Lviv’de nerede kalınır?

Lviv’deki referans merkezini Rynok Square olarak alabilirsiniz. Rynok’a yürüme mesafesindeki her temiz otel/hostel konaklama için değerlendirilebilir çünkü neredeyse tüm yeme içme olayları Rynok çevresinde dönüyor.

Biz konaklamak için Z-one Hotel’i tercih ettik. Lokasyonu, oda büyüklüğü, temizliğiyle her şeyinden memnun kaldık. Kullanmasak da mini mutfak ve oturma alanımız bile vardı. 3 gece için kişi başı 40’ar Euro ödeme yaptık. Euro dediysem euro’yu ödeme olarak kabul etmiyorlar malesef, illa Grivna olacak. Parite karışıklığı yaratmamak adına fiyatını sadece Euro olarak veriyorum 🙂

Lviv Gezilecek Yerler

Şunu baştan belirtmeliyim ki, Lviv inanılmaz turistik anıtların, sarayların ve müzelerin olduğu bir şehir değil ama yaşaması çok keyifli, her anından keyif alabileceğiniz bir seyahat destinasyonu aslında. Şehri hissetmek yerine daha çok müze gezeyim, saray göreyim gibi bir mantalitedeyseniz belki bu şehir sizi mutlu hissettirmeyebilir ama çok güzel parklara ve ilginç bir mezarlığa sahip olan Lviv’de şahsına münhasır birçok yer ve mekan bulabilirsiniz.

Rynok meydanındaki siyah bina

Rynok Meydanı

Lviv Eski Şehir (Old Town) bölgesi. Hergün bu meydandan sayısız kez geçeceksiniz. Özellikle Rnok’u görmeye gidelim diye bir planlama yapmanıza gerek yok yani. Meydanda inanılmaz güzellikte binalar var. Bir de bu meydanda garip kıyafetli bir sürü model ve sanatçılar yer alıyor. Bu meydan üzerinde oldukça fazla cafe ve restoran var. Şimdi buna burun kıvırmayalım çünkü biz de Taksim ve ara sokaklarında az takılmamış mıydık zamanında? Her turistik olan şey kötüdür ya da her lokal çok iyidir diye bir şey yok burada.

Virmenska Caddesi

Burası Ermeni nüfusunun yoğunluğundan ötürü Ermeni Sokağı olarak anılıyor. Bu sokakta birbirinden güzel binalar ve Ermeni Katedrali’ni görebilir, sokaktaki birbirinden güzel restoranlarda ve cafelerde keşfe çıkabilirsiniz. Benim Lviv’de favorilerimden biri olan Mons Pius Restaurant da bu sokakta yer alıyor. Ek olarak Green Sofa Gallery ve Dzyga Art Gallery’e göz atabilirsiniz. Green Sofa Art Gallery’nin dükkan kısmı oldukça tatlı. Ucuzdan pahalıya giden bir fiyat yelpazesi var. Her şey iyi güzel de içinde bulunan sergiye hiç anlam veremedim. Serginin adını hatırlamıyorum ama gözümü kapadığımda hatırladığım tek şey göğüsler ve göbeklerdi. Ne kadar da sanatsal değil mi? Virmenska’dan bahsetmişken birbirinden tatlı hediyelikler satan Pravda B Lviv’e gitmezseniz darılırım. Alışveriş rehberinde daha detaylı bahsedeceğim ama burası lokal sanatçılarla bizi buluşturan bir yer 🙂

Lviv Town Hall manzarası

Lviv Town Hall

Lviv’i tepeden izleme olanağı sunan Lviv Belediyesi Binası Rynok Square’de bulunuyor. Girişini bulmak için biraz debelendik biz. Girişin arkasına, önüne derken her yere gitmişiz. Sizi uğrastırmayayım, buranın girişi meydanın sağında yer alıyor. Giriş 20 Grivna, yani 1 Euro bile değil. 60 metrelik merdivenden çıkarak manzaraya ulaşabiliyorsunuz. Ne yazık ki asansör bulunmuyor ama o güzelliği görmek için biraz spor yapmaya değer bence. Spor dediysem de Adriana Lima’nın Team Lima snap’lerine dönmeniz hiç de zor değil. Merdivenler daralarak sizi zirveye götürüyor. Her bitti sandığınızda biraz daha çıkmak gerekiyor. O sebeple yanınıza su alarak çıkmanızı tavsiye ederim mutlaka 🙂 Bir de buralara kadar gelmişken Lviv’le ilgili aklınıza takılan bir şey varsa, Tourist Info da aynı binada yer alıyor.

Çocuklar gibi şen

Yard of Lost Toys

Mukachivska Caddesi 1 numarada oturanın birinin sokakta 2 kayıp oyuncak bulmasıyla başlıyor her şey. Belki geri dönüp alırlar diye oyuncakları binanın avlusuna koyuyor. Tabi ne gelen, ne giden oluyor. Bu oyuncaklara apartman sakinlerinin de oyuncakları bırakmasıyla yenileri ekleniyor ve bir koleksiyona dönüşüyor. Bir sürü oyuncak olmasına rağmen, en tatlı yanı karmakarışık bir görüntünün oluşmaması. Hepsi bir düzen içinde kalabalığı oluşturuyor. Bu oyuncaklarla çocukların oynaması yerine avluda durması melankolik bir his yaratsa da şahsına münhasır bir yer olması sebebiyle mutlaka görülmesi gerekiyor. Castle Hill’e çıkıp şehir manzarası izleyecekseniz, yolunuzun üzerinde kalacak. Bence uğramadan geçmeyin. Ek olarak Rynok Square’den ayrılıp Lviv’de lokallerin kaldığı yeri görmek de güzel bir deneyim. Merkezdeki binalar kadar bakımlı binaları burada göremiyor olacaksınız. Çok ilginçtir ki Lviv’deki AVM’ye doğru gittiğinizde binalar güzelleşecek. Segmente edilmiş bir yaşanırlık var bu şehirde benim gözüme çarpan.

Konuya geri dönecek olursam Lviv rehberlerinde müze olarak da geçiyor bu avlu. O yüzden de sokakta düzgün görünümlü bir bina aramıştık biz. Adresi şuraya bırakıyorum çünkü maps’te kesinlikle çıkmıyor: 1 Mukachivska St

Lviv High Castle Park

Castle Hill

Caste Hill denilince siz de bizim gibi baya baya kale bekliyorsunuz değil mi? Kale denilen yer eskiden kalma birkaç kat taş. Bence esas olay kaleye çıkan yerdeki park ve orman. Birkaç saat yatmalık, takılmalık tatlı mı tatlı bir yer burası. Zirve noktasındaysa Lviv manzarasını görebiliyorsunuz. Bana kalırsa Town Hall’un manzarasının yanından geçmiyor. Tesadüftür ki Lviv Havalimanına inerken ilgimi çeken bir katedrali bu tepede görebildim. Adı St George’s. Burası High Castle’dan da gözüküyor. Bilindik katedrallere oranla epey tatlış bir yere benziyor. Ben story’de bile sormama rağmen yanıt alamadığımdan gezmeye gidememiştim. Belki siz gidersiniz 🙂

Shevchenkivsky Hay

Gitmeden önce hiçbir rehberde görmediğim, döndükten sonra kafamı duvarlara çarpma isteği yaratan açık hava müzesi. High Castle’dan yürüyerek gitmek isterseniz 20 dakika gibi bir sürede ulaşabiliyorsunuz. Ukraynalı’ların eski zamanlarda nasıl yaşadıklarını, hiç bozulmadan ve değişmeden ayakta kalmış evlerinden anlayabilirsiniz. Özellikle gece hayatı başınızı döndürdüyse buraya mis gibi temiz havayı içinize çekmek için bile gelebilirsiniz.

Territory of Terror (Terör Müzesi)

İnanılmaz büyük bir müzeydi, dolaş dolaş bitiremedik demek isterdim ama Haziran ilk haftası itibariyle daha bu müze açılmamıştı. Gitmeden önce web sitesini kontrol etmemize rağmen aksi bir uyarıyı görmediğimizden koyulduk yola. Maps’in gösterdiği yerde ıssız bir park ve araba tamircisi çıktı. Buraya gidecek olursanız ne olur Google yorumlarında insanların görüşlerinden faydalanın. Ben bugün itibariyle kontrol ettim, hala açılmamış. Açılmamasına rağmen burayı yazmamın sebebi Ukrayna’nın maruz kaldığı tüm totaliter rejimleri burada görebiliyor olacaksınız. Web sitesinde Lviv ghetto’sunda toplama kampı olarak yer aldığını söylüyor ki doğru. Gittiğimiz yerdeki 2 kişiye sorduk 20 senedir Lviv’liyim böyle bir şey duymadım, o müze burada yok diyince hevesimiz kırıldı ve aramayı bıraktık. Açılış tarihiyle ilgili belki bu linkte bir şey yayınlarlar. 

Mezarlık girişi

Lychakiv Cemetary

Mezarlık ziyaret etmek ilk başta çok ürkütücü geliyor bu kabul! Burası aslında 500’e yakın heykelin yer aldığı açık hava müzesi. Ukraynalı gazeteci ve yazar, hatta ismine parkı bulunan Ivan Franco’nun mezarı burada. Yeme içme rehberinde yer vereceğim Bachewski Restoranı’nın sahiplerinin şapeli de bu mezarlıkta yer alıyor. Giriş aşağı yukarı Euro bazında 1 Euro’ya tekabül ediyordu.

Burası şehre hem uzak hem yakın. Yürüyerek gidilebiliyor ama Uber kullanmak da bir seçenek olabilir. Mezarlığa giderken Lviv Veterinerlik Fakültesi ve binasını çok tatlı bulduğum Lviv Regional Clinical and Diagnostic Center bulunuyor. Klinik olan binayı ben kilise sanmıştım. Belki siz de fark edersiniz pembe bir bina 🙂

Lviv Opera House

Viyana’da opera izlemek isteyip de fiyatı cep yaktığı için geri dönenleri sevindirecek bir yer burası. Başarı anlamında birçok Avrupa Opera’sıyla kapışır nitelikte olan Opera’nın programına linkten ulaşabilirsiniz. http://opera.lviv.ua/en/affiche/ Buradan da göreceğiniz gibi 1.5-2 Euro’dan başlayan fiyatlara opera izleyebiliyorsunuz. Bu fiyat 12 Euro’lara kadar çıkıyor 1. kategori biletlerinde. Biz vakit darlığından gidemedik ama tüm arkadaşlarımdan duyduğum güzel bir deneyim olduğuydu. Sanata bu denli erişebiliyor olmak aslında bizim için çok güzel. Lviv’deki kişi başına düşen milli gelirin 220 Euro civarı olduğunu düşününce neye, nasıl para yetirdiklerini anlamak güçleşebiliyor ne yazık ki.

İvan Franco Parkı

Lviv’in en eski parkı. O kadar heybetli ki, belki yürümekle bitiremezsiniz. Lviv 2 günde gezilir sözlerine aldanmayın. Alın not defterinizi, kitabınızı, şarabınızı gelin parka. Tüm oksijeni içinize çekin. 

isimlerden isim beğen!

Arkhivna Sokağı

Yolunuzun üzerindeyse bakıp kaçmalık bir durak. Burada göreceğiniz şey aslında 7 tane sokak tabelası 🙂 Her sene düzenlenen Kinolev Film Festivali’nden sonra sokağa ünlü sinemacıların isimleri verilmiş. Siz de sinemaseverseniz bu sokağı görmek sizi mutlu edecektir. Duvarda yer alan isimlerse şöyle; Chaplin, Fellini, Parajanov, Tarkovsky, Bergman, Truffaut, Illenko. Düşünsenize bu sokakta bir arkadaşınız yaşıyor ve ona kart atmak istiyorsunuz, işiniz ne kadar zor olurdu değil mi 😛

Potocki Palace

Tarihi 19. Yüzyıla dayanan yapıyı Lviv’deki diğer binalarla karşılaştırdığınızda bir değişiklik hissedeceksiniz ki doğru, bu sarayı Fransız bir mimar Potocki Ailesi için inşa ediyor. İçinde bolca resim olan sarayın hem içi hem dışı gezilebiliyor. Şuan sergilere ev sahipliği yapan saray bir dönem düğün sarayı olarak da hizmet vermiş.

Arsenal Museum

Girişinde “Mutlu bir şehir barış zamanında gelecekteki güvenliği hakkında endişe edebilir.” yazdığı söylenen müzede eski savaş silahları sergileniyor. Ne kadar ilginizi çeker bilmiyorum ama ben girmedim 🙂

Pharmacy Museum

Çok niş ve o kadar da ilgimi çekmeyen bir müze olduğu için ziyaret etmediğim Eczacılık Müzesi. Eski dönemlerde eczacılığın nasıl yapıldığıyla ilgili fikir edinebiliyormuş.

Lviv National Art Gallery

Lviv’deki en büyük sanat müzesi. Ukraynalı sanatçıların eserlerinin yanında Polonya, Rusya, Almanya gibi ülkelerin de eserleri de bulunuyor.

Memorial Museum

Eskiden Hapishane olan müzede Lviv tarihine ışık tutuluyor. Nazi dönemi, Sovyet’lerle ve Polonyalı’larla olan ilişkilerini öğrenme fırsatı bulabiliyorsunuz. Tüm rejimler süresince Ukraynalıların yaşadıklarına tanık olabiliyorsunuz.

Lviv dini yapıları

Kısa Kısa Katedraller ve Kiliseler

Bernardine Church: Fresklerini en çok beğendim kilise. Lviv’deki favori et restoranlarımdan olan Meat and Justice’e de avlusundan geçilerek gidiliyor.

Lviv Latin Cathedral: Rynok Meydanı’nda, Town Hall’a çıktığınızda koyu renk çatısıyla hemen fark edeceksiniz. Boim Şapeli’ne komşu kendisi.

Boim Şapeli: Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Zamanında çok zengin olan ve Ukrayna vatandaşlığı alan Macar asıllı George Boim belediye başkanı görevi yapıyor. Daha sonra da bu şapeli yaptırıyor. İç mimarisi görmeye değer.

Church of the Holy Communion (Dominican Church): Yunan Katolik Kilisesi olarak hizmet vermekte olan kilise.

Armenian Cathedral: Ermeni bir tüccar tarafından yaptırılıyor. Tahmin edeceğiniz üzere Virmenska Caddesi’nde bulunuyor. Siz katedrale gitmeseniz bile, sokakta göreceğinize emin olabilirsiniz.

St. George’s Katedrali: High Castle manzarasından gözüken en güzel Lviv katedrali. Adres: Svyatogo Yura Square 5

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.